Leblebi

lk defa Şeyh Murat Gazi tarafından 1370-1390 yıllarında bulunmuştur. Nohutun ısıtılıp bekletilmesini keşfetmiştir. 

Leblebi nohutun kavrulmasıyla üretilen bir çeşit kuru yemiştir. En bilinen türleri beyaz leblebi ve sarı leblebidir. Coğrafi olarak tescillenen ilk leblebi, Çorum leblebisidir. Türkiye'de kent, bu yüzden leblebi ile anılır.

Leblebi nohutun işlenmesiyle elde edilen bir kuruyemiş türüdür. Nohutun günlerce uğraşı sonucu terbiyesi ile, özel fırınlarda kavrulmasıyla elde edilir. Bu işlem şu aşamalardan geçer: Nohut 3 ayrı günde 3 kez tavlama işlemine yani ısıtılma işlemine tabi tutulur. 3. tavlamadan sonra bir alana serilerek dinlenmeye bırakılır. Bu yaklaşık 15 günlük bir süreyi kapsar. Leblebi yapılacağı günün akşamı ıslatılarak kabarması sağlanır. Ertesi gün leblebi yapılacağı tavada önce ısıtılır, sonra "mafrak" denilen aletle hafifçe bastırılarak kabuklarının çıkarılması sağlanır. Bu işlem sırasında nohutların bir kısmı ikiye bölünür. Bu ikiye ayrılanlar elekle bütünlerden ayrılır.

Bölünenlere "kırık leblebi" de denir. Bunlardan daha çok leblebi unu yapmak için yararlanılır. Bütün olan leblebiler değişik şekillerde satışa sunulur. Bir kez daha kavrulma işlemine tabi tutulmaları sonrasında sarı üstüne siyah benekli görünüm kazanır. Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir. Ayrıca çikolatalı leblebi, beyaz leblebi, karanfilli leblebi, biberli leblebi, şekerli leblebi ve sakız leblebi gibi 40 civarı değişik türleri mevcuttur. Raf ömrü uzun olsa da taze tüketilmesi daha makbuldür. Taze leblebinin iki parmak arasında sıkıldığında un gibi ufalanması gerekir.

Leblebinin mide suyunu emdiği ve rahatlık verdiği söylenir. Ayrıca takma diş yaptıranlara leblebi yemesi öğütlenir. Çünkü leblebi yenmesi takma dişlerin yerlerine daha rahat alışmasını sağlar.